
Türk sineması bugün yalnızca büyük bir oyuncusunu değil, bir dönemin ruhunu, bakışını, duruşunu ve hafızasını kaybetti. Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır, 77 yaşında hayatını kaybetti.
Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören usta sanatçının vefat haberi, sinema dünyasında ve onu yıllardır filmleriyle seven milyonlarca insanın kalbinde derin bir üzüntü yarattı.
Kadir İnanır, sadece beyazperdede canlandırdığı karakterlerle değil, taşıdığı duruşla da Türk sinemasının en özel isimlerinden biri oldu. Onun bakışında bazen gururlu bir suskunluk, bazen büyük bir aşkın acısı, bazen de haksızlığa karşı dimdik duran bir insanın öfkesi vardı.
“Selvi Boylum Al Yazmalım” ile hafızalara kazınan o derin sevda, “Tatar Ramazan” ile unutulmayan o meydan okuma, “Dila Hanım” ile izleyicinin içine işleyen o güçlü duygu, Kadir İnanır’ı yalnızca bir oyuncu değil, Türk sinemasının yaşayan hafızalarından biri yaptı.
1949 yılında Ordu’nun Fatsa ilçesinde doğan Kadir İnanır, yıllar içinde Yeşilçam’ın en güçlü yüzlerinden biri haline geldi. Oynadığı her rolde izleyiciye sadece bir hikâye anlatmadı; bir dönemin insanını, acısını, aşkını, gururunu ve mücadelesini perdeye taşıdı.
Bugün onun ardından söylenecek çok söz var ama belki de en doğrusu şu: Kadir İnanır, Türk sinemasından geçmedi; Türk sinemasının kendisi oldu.
Onu sevenler için artık her eski film biraz daha hüzünlü, her unutulmaz sahne biraz daha ağır, her replik biraz daha anlamlı olacak. Çünkü bazı sanatçılar yalnızca hayatını kaybetmez; arkalarında koskoca bir dönemin ışığını bırakır.
Sinetayfa ailesi olarak usta sanatçı Kadir İnanır’a Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sinema camiasına başsağlığı diliyoruz.
Türk sinemasının başı sağ olsun.